POZ GÜLÜŞÜ VE DOĞAL GÜLÜŞ ARASINDAKİ FARKLAR — MART 2020

 

 

 

 

Yıllar içinde araştırmacılar gülümseme ile ilgili yaptıkları çalışmalar sonucunda gülümsemeyi bilinç, kas grubu ve anatomik olarak 3 konuda incelemişlerdir. Ackerman ve ark., gülüşün tekrarlanabilir olup olmamasına bağlı poz ve doğal gülüş olarak 2’ye ayırmıştır. Bu ay poz gülüşü ve doğal gülüş arasındaki farklardan bahsedecek ve ortodonti ile bağlantısına değineceğiz.

Bilince Göre Sınıflama

Poz ve doğal gülüş olarak adlandırılan iki basit tip gülme hareketi vardır.  İki gülüşün de kendine has anatomik kas hareketi bulunur ve buna bağlı olarak gülme alanı değişir. Duyguya bağlı olan ve olmayan gülüşler beynin farklı bölgelerinden orijine olur ve yüze de farklı motor sistemleri sayesinde ulaşır. Duyguya bağlı olan doğal gülüşe ayrıca “Duchenne gülüşü” denir. Poz gülüşü sırasında en fazla zygomaticus majör kasılırken; doğal gülüşte, zygomaticus majör kadar göz kası da kasılmaktadır. Göz kası çoğu insan tarafından istemli olarak kasılamaz, gülüşte aktif olduğu zaman kişinin doğal gülüşü olduğu söylenebilir.

Poz Gülüşü

Poz gülüşü daha çok birisiyle tanışırken ya da birisini karşılarken yapılan gönüllü bir gülme hareketidir ve daha statik bir gülüştür. Kasların orta derecede kasılmasından dolayı dudaklar aralanır ve bazı zamanlar diş ve dişeti görünür. Sosyal gülüş kişinin sosyalleşme sırasında veya bir fotoğrafa poz verirken yaptığı gülüştür. Bir kişiyle tanışırken yapılan gülüş, tanıştığına memnun olduğunu işaret eder ve bu bir sosyal gülüştür.  Sosyal gülüş tekrar edilebilen bir gülüştür ancak yine de sosyal gülüş zaman içinde değişiklik gösterip farklılaşabilir. Sosyal gülüşünün dezavantajı gülüşün yapıldığı anda kişinin bulunduğu ruhsal durumdan etkileniyor olmasıdır.  Böyle bir gülüş asimetrik olabilir, ya da tanı sırasında doktoru yanlış yönlendirebilir. Çocuklarda sosyal hayat daha yeteri kadar gelişmediği için benimsenen bir poz gülüşü yoktur.

Resim1: Çocuklarda poz gülüşündeki farklılıklar; kalıcı bir poz gülüşü çocuk yaşta oluşmaz

Doğal Gülümseme

Doğal gülüş istemsiz bir harekettir ve üst ve alt dudakları hareket ettiren kasların maksimum kasılmasıyla oluşur. Doğal gülüş isteksiz gelişir ve duyguları yansıtır. Bu gülüş sırasında gülmeyi ilgilendiren yüz kaslarının mekanik kasılması görülür ve barındırdığı içsel duyguya göre kullanılan yüz kasları farklılık gösterebilir. Doğal gülüşlerde çoğunlukla göz kası aktif olur ve bu gülüşü gören bir kişinin karşı tarafla empati kurma ihtimali artmaktadır. Darwin ve Duchenne’e göre insanlar “gözleriyle” gülmektedirler.

Göz kası çoğu insan tarafından istemli olarak kasılamaz, bu da doğal gülüşün bir işaretidir.  Kişinin gülme hareketini yapacağı zaman içinde bulunduğu ruhsal durum poz gülüşünü etkileyebilir. Kendi gülüşünü beğenmeyen kişilerin yaptıkları gülüşler daha çok bilinçaltlarında yatan gülüşü yansıtmaya yöneliktir.

Resim 2: Poz gülüşü ve doğal gülüş arasındaki farklar

 

Ortodonti ile Poz ve Doğal Gülüş Arasındaki Bağlantı

Poz gülüşü üzerinde çalışılarak geliştirilebilen bir gülüş tarzı iken, doğal gülüş istemsizdir ve kişinin istediği şekilde olmaz. Ortodontinin amacı kişinin doğal gülüşünü sevmesi ve rahat rahat gülebilmesidir. Tedavi öncesi kayıtlar alınırken kişinin doğal gülüşünün de kayıtları alınmalı ve doğal gülüş üzerinde incelemeler yaparak tedavi planlaması belirlenmelidir. Tedavi öncesi kayıtlar alınırken gülüş resmi üzerinde ortodontist çalışma yapar ve gülüşü tekrardan düzenler, normalde dişeti gülüşü olan bir kişi doğal gülme yerine az gülüp dişetlerini saklarsa, ortodontist dişlerin konumlandırmasını o gülüşe göre yanlış bir şekilde yapacaktır. Bu yüzden tedavi öncesi kayıtların doğru alınması çok önemlidir.

 

“Site içeriğinde bulunan bilgiler bilgilendirmek içindir, bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir